Soru: RİSALEİ NUR
denen kitaplar kutsal mıdır, değilmidir?
* RİSALEİ NUR denen kitaplar kutsal ise Allah Kur’an’dan sonra bir başka
ilahikitap göndermiş olurki bu idda yeni bir din,yeni bir ilahi kitap ve yeni
birpeygamber demek değil midir?
* RİSALEİ NUR denen kitaplar kutsal değildir deniyorsa öyleyse; Şualar,Birinci
Şua, c. I, s. 833.de geçen “Resailin Nur dahi
ne şarkın malûmatından,ulûmundan ve ne de garbın felsefe ve fünunundan gelmiş
bir mal ve onlardan iktibas edilmiş bir nur değildir. Belki semavî olan
Kur'an'ın, şark ve garbın fevkindeki yüksek mertebe-i arşîsinden iktibas
edilmiştir.” Cümlesinin ne anlama geldiğini
düşünüp Said Nursiye göre bu risalelerin arştan inen kitaplar olduğunu
öğrenmeleri gerekmez mi?
Soru: Said Nursi bilgi birikimini vefat
etmiş Zatlardan, rüyalarından ve vehimlerinden mi edinmiştir?
* Said Nursi bilgi birikimini vefat etmiş Zatlardan, rüyalarından ve
vehimlerinden edinmişse Şeriata göre böyle bir bilginin gerçekliği,
güvenilirliği ve sahihliği doğrudumudur?
* Said Nursi bilgi birikimini vefat etmiş Zatlardan, rüyalarından ve
vehimlerinden değilde Alimlerden edinmişse ( bunlar kim ve eğitimi kaç yıl
sürmüştür?) öyleyse; Emirdağ Lahikası, c. II, s. 1 1768. de geçen “Yeni Said'in hususî üstadı olan İmamı Rabbanî, Gavsı Azam
ve İmamı Gazalî, Zeynelâbidîn (R.A.) hususan Cevşenül Kebir münacatını bu iki
imamdan ders almışım ve Hazreti Hüseyin ve İmamı Ali'den (Kerremallahü Vechehu)
aldığım ders, otuz seneden beri, hususan Cevşenül Kebir'le daima onlara manevî
irtibatımda, geçmiş hakikatı ve şimdiki Risale-i Nur'dan bize gelen meşrebi
almışım.” sözüyle Said Nursi kendini kutsallaştırma
çabalarına mı girmiştir?
Soru: Said Nursi; ne olursa olsun
her zaman her şeyi bilen birisi midir?
Said Nursi; ne olursa olsun her zaman her şeyi bilen birisi ise: Her zaman
herşeyi bilen sadece Allah değil midir? Böyle bir inanç küfür değilmidir?
* Said Nursi; ne olursa olsun her zaman her şeyi bilen birisi değilse;Bediuzzaman
Said Nursî, Tarihçe-i Hayat, c. II, s. 2123-2124 de geçen “Rüyasında Peygamberimizden ilim istemiş, o da ümmetine soru
sormamak şartıyla ona Kur’ân ilminin öğretileceğini müjdelemiş, bu sebeple daha
çocukken asrın bilgini olarak tanınmış ve kimseye soru sormamış, ama sorulan
bütün sorulara mutlaka cevap vermiştir”
cümlesi Said nursinin her zaman her şeyi bildiğini anlatmıyormu?
* Said Nursi’nin ilim hayatını üç ayda tamamladığı, sorulan her
soruya,tereddütsüz ve derhal cevap verdiği ve bu özelliğin ona rüyasında
Peygamberimiz tarafından verildiği iddiası, isbatı olmayan büyük bir yalan mı
yoksa onu kutsallaştırma çabası mıdır?
Soru: Said Nursi Peygamberlik
iddasında bulunmuş mudur? Kur’an’da Hz.Muhammed’e açıklanmadığı halde Said
Nursi’ye açıklanmış gizli gerçekler var mıdır? RisaleiNur; Kur’an’nın gizli
gerçeklerinin arştan inen kesin delili midir?
* Bu sorulara cevabınız evet ise Said Nursi yeni bir Peygamber, Risaleler
iseyeni bir ilahi kitap, Kur’an sırlarla dolu açıklanmamış gizli bir kitap,Hz.Muhammed
ise Kur’an’ın sırlarından habersiz veya haberi varsa bunları ümmetten saklamış
bir Peygamber olur ki böyle bir iddia küfür olmaz mı?
* Bu sorulara cevabınız hayır ise öyleyse; Şualar, Birinci Şua, Yirmidördüncü
Ayet ve Ayetler, Üçüncü Nokta, c. I, s. 842. de geçen “Kur’an’ın gizli hakikatleri Risale-i Nur ile birlikte bize
iniyor Tenzil’ül-Kitab cümlesinin sarih bir manası asrı saadette vahiy
suretiyle Kitab-ı Mübîn'in nüzulü olduğugibi, manayı işarîsiyle de, her asırda
o Kitabı Mübin'in mertebe-i arşiyesindenve mu'cize-i maneviyesinden feyz ve
ilham tarîkıyla onun gizli hakikatları ve hakikatlarının bürhanları iniyor,
nüzul ediyor...” sözü büyük bir hayal miyoksa
Said nursiyi ve Risaleleri kutsallaştırma çabaları mıdır?
Soru: Risale Nurlar; Kuranı tasdik
eden,tefsir eden,( varsa) sırlarını açıklaya nilahi bir kitap mıdır? Veya
Risale Nurlar; Kur’ân’daki âyetlerin âyetlerimidir?
* Bu soruya cevabınız evet ise Kuranın son ilahi kitap olduğunu red etmiş olmaz
mısınız?
* Bu soruya cevabınız hayır ise öyleyse; Şualar, Birinci Şua, Yirmi ikinciAyet
ve Ayetler, c. I, s. 841 de geçen “Resail’in-Nur
denilen otuz üç aded Sözve otuz üç aded Mektub ve otuz bir aded Lem'alar, bu
zamanda, Kitabı Mübin'deki âyetlerin âyetleridir. Yani, hakaikının alâmetleridir
ve hak ve hakikat olduğunun bürhanlarıdır. Ve o âyetlerdeki hakaiki imaniyenin
gayet kuvvetli hüccetleridir”. Sözüyle ve
yukarda geçen sözleriyle Said Nursi, Allah’ın “Vay okimselere ki, kendi elleriyle kitap yazarlar, sonra “bu Allah
katındandır”derler. Hedefleri, onun karşılığında bir şeyler almaktır. Vay o
ellerinin yazdığından dolayı onlara! Vay o kazandıklarından dolayı onlara!.”
(Bakara2/79) ayetinin muhatabı olmuş olmaz mı?
Soru: Said Nursî; Hz. Ali’ye Sekine
adında bir kitap indiğini, geçmiş ve gelecekbütün ilim ve sırların o kitapta
olduğunu ve orada Risale-i Nurlara işaretedildiğini iddia etmiş midir?
* Cevabınız evet ise; Said Nursi, Hz. Ali’nin yeni bir Peygamber hatta
bütüngaybı bilen ( ki bu sadece Allaha ait bir özelliktir) bir insan olduğunu
kabuletmiş olmaz mı? Böyle bir inanç Kur’ana göre küfür değil midir?
* Cevabınız hayır ise ; Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Onsekizinci Lem’a, c. II,
s.2079; de geçen : “Hazreti Cebrail'in, Âlâ
Nebiyyina (a.s.m.) huzuru Nebevidegetirip Hz. Ali'ye Sekine namıyla bir sayfada
yazılı İsmi Âzam, Hz. Ali'nin(r.a.) kucağına düşmüş. Hz. Ali diyor: "Ben
Cebrail'in şahsını yalnızalâim’üs-sema suretinde gördüm. Sesini işittim, sayfayı
aldım, bu isimleriiçinde buldum" diyerek bu Ismi Âzamdan bahs ile bazı
hadisatı zikirdensonra tahdis-i nimet suretinde diyor ki: "Evveli dünyadan
kıyamete kadarulum-u esrar-ı mühimme bize meşhud derecesinde inkişaf etmiş, kim
ne isterse sorsun, sözümüze şüphe edenler zelil olur." Sözüyle İslam dininin berraklığı bulandırılıp akıllara
şianın sapık ve şirk kokan fikirleri misokulmak isteniyor?
Soru: Risalei Nur kusursuz,
eksiksiz, izaha ihtiyacı olmayan ve mükemmel birkitap mıdır?
* Cevabınız evet ise Kur’an dışında kusursuz, tam ve mükemmel bir kitap olabilir
mi? Bu iddia insan eliyle yazılmış bir kitap için aşırı gitmek değilmidir?
* Cevabınız hayır ise Barla Lâhikası, Yirmi Yedinci Mektub ve Zeyilleri, c.II,
1415. de geçen “Mübarek Sözler şübhesiz Kitabı
Mübin'in nurlu lemeâtıdır. İçinde izaha muhtaç yerler eksik olmamakla beraber
küll halinde kusursuz ve noksansızdır”.
Sözüyle delilsiz bir şekilde risaleler kutsallaştırılmış mıdır?
Soru: Bu devirde; “Urvet-ül vüska”,
yani çok sağlam, kopmaz bir zincir ve bir “hablullah” yani Allah’ın ipi olan
kitap Kuran mıdır yoksa Risalei Nur mudur?
* Bu soruya cevabınız evet Risaledir diyorsanız Bakara 2/256; Ali İmrân3/103.
ayetlerinin hükmü kaldırıldı da bizim mi haberimiz olmadı?
* Cevabınız hayır ise Şualar, On Birinci Şua, Onbirinci Meselenin
haşiyesininbir lahikasıdır, c. I, s. 985.de geçen “Risale-i Nur bu asırda, bu tarihte bir“urvet-ül vüska”dır. Yani çok sağlam, kopmaz bir zincir ve bir “hablullah”
yani Allah’ın ipidir.” Sözü insanları Risalelere mahkum edebilmek için
söylenmiş birsöz müdür?
Soru: Müslümanların şeriat, dua, ve
ibadet kitabı Kuran mıdır, yoksa Risaleler midir?
* Cevabınız Risaleler ise Kuran dışında başka bir ilahi kitap olduğunu iddia etmiş
olmaz mısınız?
* Cevabınız hayır ise ; Emirdağ Lahikası I, c. II, s. 1719. de geçen “Risale-i Nur'un menşur-u hakikatında tam tecelli
ettiğinden, hem bir kitab-ışeriat, hem bir kitab-ı dua, hem bir kitab-ı hikmet,
hem bir kitab-ı ubudiyet,hem bir kitab-ı emr-ü davet, hem bir kitab-ı zikir, hem
bir kitab-ı fikir, hembir kitab-ı hakikat, hem bir kitab-ı tasavvuf, hem bir
kitab-ı mantık, hem birkitab-ı İlmi Kelâm, hem bir kitab-ı İlmi İlahiyat, hem
bir kitabı teşvikisan'at, hem bir kitabı belâgat, hem bir kitabı isbat-ı
vahdaniyet; muarızlarınabir kitab-ı ilzam ve iskâttır”. Cümlesi Said Nursiye göre Kuran gibi Risalelerinde kutsal
olduğunu göstermez mi?
Soru: Risalelerdeki bazı bölümler,
Said Nursiye Allah tarafından; haberi olmadan,zorla mı yazdırılmıştır?
* Cevabınız evet ise böyle bir iddiayı hangi akla ve mantığa göre ileri sürmektesiniz?
* Cevabınız hayır ise; Kastamonu Lahikası, Yirmi Yedinci Mektup, c. II, s.1589;
ve Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Sözler Yayınevi İstanbul 1991, s. 33. de geçen “Aynen bu ehemmiyetli hikmet içindir ki, bâzı def'a haberim
olmadan, ihtiyarım ve rızam olmadığı halde, ince hakaik-ı îmaniye ve kuvvetli
hüccetler, müteaddit risalelerde tekrar edilmiş. Ben çok hayret ediyordum:
Neden bunlar bana unutturulmuş, tekrar yazdırılmış? Sonra kat'î bir surette
bildim ki: Herkes buzamanda Risale-i Nura muhtaçtır, fakat umumunu elde edemez;
etse de tamokuyamaz; fakat küçük bir Risale-’in-Nur hükmüne geçmiş bir risale-i
câmiayıelde edebilir ve ekser vakitlerde muhtaç olduğu mes'eleleri ondan
okuyabilir.Ve gıda gibi, her zaman ihtiyaç tekerrür ettiği gibi o da
mütalâasını tekrareder.” Sözüyle Said Nursi
kendisine Allah tarafından bir şeyler yazdırıldığınıdolayısıyla Allahın
seçilmiş kulu olduğunu mu iddiaya çalışmaktadır?
Soru: Bu devirde Müslümanlar Kurana
mı yoksa Risalelere mi muhtaçtır? Müslümanların tekrar tekrar okuması gereken
kitap Kuran mı yoksa Risaleler mi?
* Cevabınız Risaleler ise Kuranın tarihte kaldığını veya yeteri kadar insanlığın
sorunlarına cevap veremediğini iddia etmiş olmaz mısınız?
* Cevabınız Kuran ise ; Kastamonu Lahikası, Yirmi Yedinci Mektup, c. II,
s.1589; ve Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Sözler Yayınevi İstanbul 1991, s. 33. de geçen
“Sonra kat'î bir surette bildim ki: Herkes bu
zamanda Risale-i Nura muhtaçtır, fakat umumunu elde edemez; etse de tam okuyamaz;
fakat küçük bir Risale-’in-Nur hükmüne geçmiş bir risale-i câmiayı elde
edebilir ve ekser vakitlerde muhtaç olduğu mes'eleleri ondan okuyabilir. Ve
gıda gibi, her zaman ihtiyaç tekerrürettiği gibi o da mütalâasını tekrar eder.” Sözleriyle Said Nursi yazdığı kitaplarını kutsallaştırıp
Kuranın önüne geçirmeye mi çalışmaktadır veya Kuranla denk mi göstermektedir?