28 Ağustos 2012 Salı

Benden Değil Allah'dan Yardım İstenir Hadisinin Manası


Bir hadisi şerifte varit olmuştur ki; peygamberimiz zamanında bir münafık müminlere çok sıkıntı çektirmeye başlamış. Hz. Ebubekir: “kalkın resulüllaha gidip bu münafık için yardım isteyelim” demiş ve yanına gitmişler. Resülüllah -sallallahu aleyhi ve sellem- efendimiz onlara: “benden değil Allah’tan yardım istenir”[1] buyurmuştur.

Yardım istemenin (istigase) caiz olmadığını ileri sürenler bu hadisi şerifi delil getirmişlerdir fakat buda batıl bir istidlaldir. Zira eğer hadisi bu şekilde delil kabul edecek olursak hadisin zahirinden hareketle resulullahtan hiçbir şey istenemeyeceğini anlamak zorundayız. 


Böyle bir anlamlandırma, bizzat sahabeyi kiramın ve resulullahın kendi tatbikatı ile çelişmektedir. Sahabeyi kiram peygamberimizden -sallallahu aleyhi ve sellem- yardım istemiş, ondan yağmur yağmasını istemiş ve dua istemişlerdir. O da, isteyenleri memnun edecek şekilde isteklere icabet etmiştir. Naslarda çelişik ifadelerin bulunmasına engel olmak için bu rivayeti hadislerin geneline uygun bir şekilde tevil etmek zorundayız.

Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-’in bu ifadelerinden muradı itikadımızda olması gereken tevhidin hakikatine işaret etmektedir. Yani hadisi şerif, gerçek yardım edenin Allah olup kulların ancak bir vasıta olduğunu, Cennet girmeyi, cehennemden kurtulmayı sağlamak ve azgınlıktan korunarak hüsnü hatime ile ölmek anlamına gelebilecek hidayete erdirmek gibi, kulların gücünü aşan şeyleri onlardan istenmemesi gerektiğini ifade etmektedir.

Hadisi şerifte sadece hayattakilerden yardım istenebileceği ama vefat edenlerden bir yardım istenemeyeceğine delalet eden bu böyle bir ayrıma delalet eden her hangi bir işaret yoktur. Bilakis hadisin zahiri, Allah’ın gayrısında ölü ya da diri herhangi birisinden yardım istenmeyeceğine delalet etmektedir. Bu zahiri anlamın kastedilmediğini de bira önce izah ettik.

Şeyh İbn-i Teymiye “fetava” adlı eserinde bu tarz manalardan bahsederek yanlış anlamlara dikkat çekmiştir:

“Allah’ın ve resulünün buyruklarından anlaşılması gereken doğru mana bazen anlaşılamayıp kastedilmeyen taraflara çekilebilmekdedir.. Böyle yanlış anlamalar reddedilmelidir. Taberani’nin “mucemü’l-kebir” inde rivayet ettiği hadis buna iyi bir örnek teşkil etmektedir.

Peygamber efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında bir münafık müminlere sıkıntı çektirirmiş. Hz. Ebubekir: “kalkın resulüllaha gidip bu münafık için yardım isteyelim” demiş ve yanına gitmişler. Resülüllah -sallallahu aleyhi ve sellem- efendimiz onlara: “benden değil Allah’tan yardım istenir” buyurmuştur.

Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-burada sadece Allah’ın güç yetirebileceği şeylerin kendisinden istenmesini reddetmiştir. Yoksa sahabeyi kiram “sahih buhari” de İbn-i Ömer’den nakledildiği üzere ondan dua ve yağmur yağması isteklerinde bulunmuşlardır.

İbn-i Ömer şöyle anlatır .: o sırada adam:

Hürmetine bulutlardan yağmur istenen asil insan

Sen yetimlerin sığınağı, fakirlerin barınağısın

şiirini söylüyor, ben de yağmur duası yaptığı esnada rasulüllah -sallallahu aleyhi ve sellem-’ın yüzüne bakıyordum. Rasulüllah, oluklar yağan yağmurdan taşana kadar duaya devam etti ve minberden inmemiş ve duaya devam etmişti..

[1] Taberani “mucemü’l-kebir” de rivayet etmiş, “mecmau’z-zevaid” 10/109 de “hadisin ravileri sahihtir senedinde Abdullah bin lehia bulunmaktadır” demiştir.

Kaynak : Mefaim - Merhuş Şeyh Muhammed El Alevi  El Maliki K.s

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.