alimler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alimler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2013 Pazartesi

Amel İmandan bir parçamıdır?



İmam Âzam Ebû Hanîfe şöyle diyor:
“Sonra amel imandan, iman da amelden başkadır. Çünkü çoğu zaman müminden amel yapma mükellefiyeti kalkar. Amel kalktığı zaman iman da kalkar denilmesi caiz değildir. Zira hayız kadın, bu halde iken namazın hükmü kendisinden kalkar. Böyle bir kadın için, iman da kendisinden kalkar diyemeyiz. Yahut, kendisine imanı da terk etmesi emredilir, denilmez. Çünkü Allah Teâlâ, kendisine: Orucunu terk et, sonra onu kaza et, buyurmuştur. Kendisine imanı da terk et sonra onu kaza et, denilemez. Yine, fakire zekât borcu yoktur, denilir; fakat, fakire iman gerekli değildir, denilemez, Eğer amel imandan bir parça olsaydı, amelin düştüğü hallerde imanın da düşmesi gerekirdi. Halbuki durum böyle değildir.”
El Vasıyye

21 Şubat 2012 Salı

Hak yola adanmış bir ömür; Mustafa Sabri Efendi (rh.a.)


Osmanlı’nın en bunalımlı çağında önemli vazifeler gören Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi, dini tahrip etmeye çalışanlara, ‘yenileşme’ adına ‘hakikat’ten sapanlara karşı keskin bir kalem olmuş, İslâm’ı modernize etmeye çalışanlara karşı büyük mücadele vermiştir. Aynı akımın tekrar moda olduğu günümüzde Hoca Efendi’yi tanımak, onu okumak ve mücadelesini anlamak son derece önemlidir.

Mustafa Sabri Efendi, 22 Haziran 1869’da Tokat’ta dünyaya geldi. Tahsil hayatına memleketinde başladı ve 10 yaşında hâfız-ı kelâm oldu. Ardından öğrenimini Kayseri’de ve daha sonra da İstanbul’da devam ettirdi. 22 yaşında Fatih Camii müderrisliğine tayin edildi. 1898 tarihinde Abdülhamid Han’ın da katıldığı Huzur Dersleri muhataplığına en genç üye sıfatıyla katıldı, bu durum 15 yıl kadar sürdü. Aynı zamanda padişahın kitapçısı olarak Yıldız Sarayı Kütüphanesi’nde “hafız-ı kütüp” ünvanıyla çalıştı. Daha birçok önemli ilmî müessesenin üyeliğini yaptı. Bu kurumlardan biri olan Cemiyyet-i İlmiyye-i İslâmiyye’nin reisliğine seçildi ve bu cemiyet tarafından neşredilen ‘Beyânü’l-Hak’ dergisinin başyazarlığını yaptı.